Stefan Zweig – Lyon’da Düğün Alıntılar

Bir oturuşta bitirilebilecek şekilde kısa ve akıcı kitapları olan Stefan Zweig’in İş Bankası Kültür Yayınları’ndan yakın zamanda çıkan Lyon’da Düğün kitabından beğendiğim alıntıları sizlerle paylaşacağım. Lyon’da düğün bir çırpıda okuyabileceğiniz 3 öyküden oluşuyor. Kitap ismini ilk öykünün adından almış. Şimdi kitaptan beğendiğim alıntılara geçelim.

Lyon’da Düğün Sözleri

..mumun mavi alevi solgun bedenini terk etmek ister gibi sıçradı..

..insan doğasının bir garip yanı da her yere çabucak uyum sağlaması, geçici olarak bulunduğu yerde kendini evinde hissetmeyi bir hak olarak görmesidir.

..o mutluydu, sonsuzca mutluydu, çünkü sevdiğiyle aynı saat öleceğini biliyordu.

Mutluluğunu gölgeleyen tek bir şey vardı, Tanrı katına sevdiğinin ismiyle, onun eşi olarak çıkamayacaktı.

.. kendi yagıları karşısında çaresizce hiçbir şey yapamayan bu insanlar, başkalarına bir avuç mutluluk verebildikleri için çok mutluydular.

Hayat mucizeleri sevse de, gerçek mucizeler konusunda cimri davranır.

Her yerde sessizlik vardı, suskun düşüncelerle konuşmaya başlayan bir sessizlik.

Her şey suskundu, rüyasız bir uykuda olduğu gibi tıpkı.

Çünkü acısını azaltmak istemiyordu, acı çeken herkes gibi acı çekmekten memnundu.

..adamın içinde sakladığı binlerce korku dolu, öldüğünü sandığı saatler yeniden uykularından uyanıyordu.

Farkında olmadan o da kendi yaşadığı acılardan bahsetmeye başladı, çünkü anlayacak birini bulmuştu.

Birinin yüreğinden kopan çığlık diğerinde karşılık buluyordu, çünkü onların acıları akrabaydı.

Kusurlarını görmeden birbirlerini anlamanın kör duygusu bu iki yalnız insanın üzerine bir mutluluk gibi inmişti.

İnsanlardan nefret edecek gücü olmadığı gibi onları sevme arzusu da yoktu.

O deftere kayıt olan bir daha özgür olamıyordu.

Zaman sonsuz gibiydi, geçmek bilmiyordu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir